EXCLAMATIONS = ÜNLEM CÜMLELERİ

 

Ingilizce'de ünlem cümleleri (exclamations), what, how, so ve such kullanarak kurulur. Aynı ya da yakın anlamlı cümleler üretmelerine karşın "what" ve "how" cümlenin sözcük dizimi

açısından farklılık gösterir. Formüle edilmiş olarak bu kullanımlar aşağıda verilmiştir. Comparative adjective ya da adverb yapılarının sadece "how much" ile kullanıldığına dikkat

ediniz.

 

1)      WHAT  İLE ÜNLEM CÜMLELERi

 

What bravery!

Ne cesaret!

What nonsense!

Ne saçmalık!

What geniuses!

Ne dahiler!

What idiots!

Ne aptallar!

What a surprise!

Çok Şaşırdım!

What an ego

Ne ego ama!

What fantastic weather!

Ne harika bir hava!

What horrible news!

Ne korkunç bir haber!

What strange people!

Ne garip insanlar!

What noisy children!

Ne gürültücü çocuklar!

What a beautiful dress!

Ne güzel bir elbise!

What fantastic weather we're having!

Ne harika bir hava yaşıyoruz!

What a beautiful dress you've got on!

Üzerinde ne güzel bir elbise var!

What clever daughters they have!

Ne zeki bir kızları var!

What a nice thing (for him) to say!

Ona söyleyecek ne güzel bir şey!

What a hard decision to take!

Ne zor bir karar!

 

2)      HOW İLE ÜNLEM CÜMLELERİ

 

How nice!

Ne kadar güzel!

How wonderful!

Ne kadar harika!

How gorgeous she looks today!

Ne kadar güzel görünüyor bugün!

How upset she got upon hearing the news!

Haberleri  duyduktan sonra nasıl üzüldü!

How beautifully she plays the flute!

Ne güzel flüt çalıyor!

How much slimmer you've become!

Ne kadar zayıflamışsın!

How much more quickly he's running now that he's lost weight!

Kilo kaybedince ne kadar daha hızlı yürüyor!

How he's matured since I last saw him!

O nu son gördüğümden beri ne kadar olgunlaştı!

How my nephew has grown! I stil can’t believe it!

Yeğenim ne kadar büyüdü Hala inanamıyorum!

 

 

3)      SO VE SUCH İLE ÜNLEM CÜMLELERİ

 

Your niece is so cute!

Yeğenin çok şirin!

They were so nice to me!

Bana karşı çok iyiydiler!

The hurricane blew with such strength!

Fırtına öyle güçlü patladı ki!

They are such understanding people!

Onlar öyle  anlayışlı insanlar ki !

She is such a beautiful girl!

Ne çok güzel bir kız!

Their son is such a nuisance!

Onların oğlu çok baş belası!

 

SORU CÜMLELERİNDE IN THE WORLD VE ON EARTH

 

Soru sözcüklerine "on earth" ve "In the world" ekleyerek vurguyu artırabiliriz. Bu kullanım  özellikle öfke, sabırsızlık, şaşkınlık, itiraz gibi olumsuz duyguları ifade ederken yaygındır. "On earth" ve "In the world", tek sözcükten oluşan soru sözcükleriyle kullanılır: what, who, where, why, etc. gibi. How much, what time, what kind o/gibi, birden fazla sözcük içeren yapılarla kullanılmaz.

 

What on earth are you doing?

Yeryüzünde neler yapıyorsun

Where on earth have you been?

Yeryüzünün neresinde bulundun.

How In the world did you ever manage to learn to use chopsticks?

Bu yemek çubuklarını kullanmayı nasıl başardınız?

 

 

İSİM CÜMLELERİNDE EVER KELİMELERİ

 

WHOEVER

Kim olursa olsun,

WHOMEVER

Her kim isterse

WHEREVER

Neresi olursa olsun, canın nereye isterse

HOWEVER

İstediğin gibi yap, nasıl istersen öyle yap

WHATEVER

Ne istersen, hangisini istersen

WHENEVER

Ne zaman istersen, istediğin zaman"

 

Whoever ve whomever, "kim olursa olsun, her kim isterse" anlamına gelir. Noun clause'un öznesi durumundaysa sadece whoever, nesnesi durumundaysa whoever ya da whomever

kullanabiliriz.

 

- Who should I give this book to?

- It doesn't matter to me.You can give it to whoever needs it.

- Bu kitabı kime vermem gerekiyor?

-Benim için problem değil ,Kitabı, kimin ihtiyacı varsa ona verebilirsin.

- Who should I give this book to?

- It doesn't matter to me. You can give it to whoever/whomever you like.

- Bu kitabı kime vermem gerekiyor?

-Benim için önemli değil kime istiyorsan kitabı ona verebilirsin.

Whoever/whomever I spoke to said they didn't like the party.

Kiminlie konuştuysam partiyi sevmediğini söyledi.

Whoever took my dictionary should return it right away.

Sözlüğümü kim aldıysa hemen geri getirmeli.

Whoever wants to come with us should make his decision now.

Kim bizimle gelmek istiyorsa hemen kararını vermeli.

 

Wherever, "neresi olursa olsun, canın nereye isterse..." anlamına gelir.

 

- Where can  I put this vase?

- You can put it wherever you think is suitable.

-Bu vazoyu nereye koyabilirim?

-Neresini uygun görüyorsan oraya koyabilirsin.

- Where shall we go on holiday this summer?

- I haven't a special place in my mind. We can go wherever you want.

Bu yaz tatilde nereye gideceğiz?

Aklımda özel bir yer yok. Nereye istersen oraya gidebilirsiz.

- I must talk to her at once. Try to find her wherever she is.

Onunla derhal konuşmalıyım. Her nerederse bulmayı dene.

 

However, "istediğin gibi yap, nasıl istersen öyle yap" anlamına gelir.

 

Students in high school have to wear a uniform in Turkey, but in Europe there is no such rule. Students may dress however they please.

Türkiye’de liselerde öğrenciler bir üniforma giymesi gerekiyor ama Avrupa’da böyle bir kural yoktur. Öğrenciler istedikleri gibi giyinebilirler.

- How would you like your egg?

- However you cook the egg is all right with me.

Yumurtanı nasıl alırsın?

Nasıl istersen öyle pişirebilirsin hepsi bana uyar.

 

"However" in bu kullanımı ile "but" anlamındaki kullanımı arasındaki farka dikkat ediniz.

 

You can furnish the house however (any way] you like.

Evi istediğin gibi döşeyebilirsin.

I don't want to interfere in your choice about the furniture; however (but), I prefer modern style.

Mobilya konusundaki seçimine karışmak istemiyorum, ama ben modem stili tercih ederim.

 

Whatever ve whichever, "ne istersen, hangisini istersen" anlamını verir. Burada önce, "what" ile

"which" arasındaki farkı netleştirmek gerekir.

"Which" sınırlı bir grup içinde tercih yaparken "hangisi" anlamını verir. "What" da ise sınır yoktur.

 

What languages can you speak?

Hangi dilleri konuşabiliyorsun?

Which European languages can you speak?

Hangi Avrupa dillerini konuşabiliyorsun?

 

What ile which arasındaki bu fark, whatever ve whichever için de geçerlidir.

 

- We shall try to do whatever is needed to make your stay an enjoyable one.

Konaklamanızı keyifli bir hale getirmek için ne istersen yapmaya çalışacağız.

- Think over your words. Don't just say whatever comes into your mind.

Sözleriniz üzerinde düşünün.Aklından ne geçerse söylemeyin.

- There are three rooms left at the hotel. You can choose whichever you want.

Otelde 3 adet oda kaldı. Hangisini isterseniz seçebilirsiniz.

- Here is the box of tools. You can take whichever one suits your requirement.

İşte araç kutusu. Hangisine ihtiyacınız varsa alabilirsiniz.

 

Whenever, "ne zaman istersen, istediğin zaman" anlamını verir.

 

- Shall we leave now?

- It's up to you. We can leave whenever you want.

Şimdi ayrılabilir miyiz?

Sana bağlı. Ne zaman istersen ayrilabiliriz.

-You don't have to stay till the end of the programme.

-You may leave whenever you wish.

Programın sonuna kadar kalman gerekmiyor.

İstediğin zaman ayrlabilirsin.