SO and NEITHER/NOR

 

  • İki cumle anlamca aynı fakat ozneleri farklıysa, "de, da" anlamını, olumlu cumleler icin "so", olumsuz cumleler icin "neither" ya da "nor" ile verebiliriz. Bu yapılar, kendilerinden sonradevrik cumle alırlar:

 

So + auxiliary + subject

Neither/Nor + auxiliary + subject

  • Kullanacağımız yardımcı fiil yine birinci cumledeki tense'in yardımcı fiilidir. Neither/nor kendileri olumsuz olduğu icin, arada kullanılan yardımcı fiil olumludur.

 

I like reading a lot, and so does my husband, (my husband does too.)

Okumayı çok severim ve eşim de çok sever.

I went to bed quite early last night, and so did my parents.(my parents did too.)

Dün gece erkenden yattım ailem de yattı.

They don't like horror films, and neither/nor do I. (I don't either.)

Onlar korku filmlerinden hoşlanmazlar ben de öyle.

I haven't finished my report yet, and neither/nor has Sue. (Sue hasn't either.)

Henüz raporumu bitirmedim Sue de bitirmedi.

 

  • Temel cumle + yan cumle bicimindeki cumlelerde, ozellikle bir bağlac (conjunction) varsa, dikkate almamız gereken yan cumlenin yardımcı fiili değil, temel cumlenin yardımcı fiilidir.

 

- I would forgive her if she apologized to us.

- So would I.

Eğer bizden özür dilerse onu affedeceğim.

Öyleyse ben de affedeceğim..

- As soon as we're finished with this project, I'll go on holiday.

- So will I.

Bu projeyi bitirir bitirmez . Tatile gideceğim.

Öyleyse bende gideceğim.

 

 

  • Ancak noun clause iceren bazı cumlelerde, ozellikle "so" ve "neither/nor" lu cumle karsımızdaki kisi tarafından soyleniyorsa, yan cumledeki eylem de dikkate alınabilir.

 

A: I don't think we can afford such an expensive car.

B: Neither can your brother.

Bu pahalı arabaya güçüm yeteceğini düşünmüyorum

Kardesinin de maddi gücü  yetmez

(You can't afford such an expensive car, and your brother can't either.)

 

Böyle pahalı bir araba almaya gücüm yetmez

Kardeşininde yetmez.

 

-I thought the news bulletin was rather depressing.

-So was the film following it.

Haberlerin sıkıcı olduğunu düşündüm.

Ondan  sonraki filmde öyleydi.

The film following the news bulletin was rather depressing too.)

Haberlerden sonraki film de sıkıcıydı.

 

  • Eğer bizim dusuncemiz ya da durumumuz, bir baskasınmki ile aynı doğrultuda değilse, o zaman so/neither/nor kullanamayız. Bu zıtlığa gecisi sağlamak icin "but" kullanabiliriz.

 

I don't like fish, but my husband does.

Ben balık sevmem ama eşim sever.

I didn't allow him to go alone, but my father did.

Ben onun yalnız gitmesine izin vermedim ama babamverdi.

She isn't interested in art, but her husband is.

O sanatla ilgilenmez ama kocası ilgilenir.

She has got a car, but her brother hasn't.

Onun arabası var ama kardeşinin yok.

He has a lot of hobbies, but his wife doesn't.

Onun bir sürü hobisi var ama eşinin yok.

They have been abroad, but I haven't.

Onlar yurtdışında bulunmadılar ama ben bulundum

I have to work for a living, but you don't.

Ben geçinmek için çalışmak zorundayım ama sen değilsin.

 

He had to show the content of his suitcase at the customs, but others didn't

O  bavulunu gümrükte göstermek zorundaydı ama diğerleri değildi.

They can afford a holiday abroad, but I can't.

Onların yurtdışında tatil için parası yeter ama benim yetmez.

You must study hard for the exam, but I needn't / don't need to / don't have to.

Sınava çok çalışman gerekiyor ama benim gerekmiyor.

You needn't work for a living, but I must/have to.

Senin geçinmek için çalışmaya ihtiyacın yok ama benim var.

You don't need to work for a living, but I do / don't have to

Senin geçinmek için çalışman gerekmiyor ama benim gerekiyor.

 

  • Bu zıtlığı though, although, even though gibi bağlaclarla da vurgulayabiliriz.

Although/Though/Even though I don't like fish, my husband does.

Her ne kadar balığı sevmesem de eşim sever.

His father allowed him to go alone although/though/even though his mother didn't.

Babası onun yalnız gitmesine izin verse bile annesi izin vermedi..

 

  • "Though" ikinci cumlenin sonunda da kullanılabilir. "Although" ve "even though" bu sekilde cumle sonunda kullanılmaz.

I like watching films at the cinema, but I can't go very often.

I like watching films at the cinema. I can't go very often though.

Sinemada film izlemeyi severim ama çok sık gidemiyorum.

Sinemada film izlemeyi sevmeme rağmen çok sık gidemiyorum.

I'm interested in sightseeing, but my husband isn't.

I'm interested in sightseeing. My husband isn't though.

Çevreyi gezip görmekle ilgiliyim ama eşim değil.

Çevreyi gezip görmekle ilgili olsamda eşim değil.