KESİNLİK DERECESİ BELİRTİRKEN KULLANILAN KİPLER

 

Eğer bir konuda kesin olarak gerçeği bilmiyorsak, o konuda tahminlerde bulunuruz. Bu tahminlerimizi, derecelerine göre, "must, may, might, could" gibi kip yardımcı fiilleriyle ifade ederiz. Şimdi zamanlarına göre bu yapıları inceleyelim.

 

GENİŞ ZAMAN

 

Olumlu

 

  • Eğer bir gerçeği kesin olarak biliyorsak, kip kullanmaya gerek yoktur.  

Why is your brother at home today? He is ill.

Kardeşin neden evde bugün? Hasta.

 

  • Gerçeği kesin olarak bilmiyorsak ama güçlü bir tahminde bulunuyorsak, "must" kullanırız.

 

Why is your brother at home today? I saw him last night, and he wasn't feeling very well he must be ill.

Kardeşin neden evde bugün? Dün gece onu gördüm iyi issetmiyordu.Hasta olmalı.

He is sleeping ,why? He must be tired. He  worked all the night.

O uyuyor , neden? Yorgun olmalı bütün gece çalıştı.

How does he know so much about everything? Well, he must read a lot

Nasıl herşey hakkında bu kadar çok bilgisi var , ıhm çok okuyor olmalı.

 

  • Gerçeği kesin olarak bilmiyorsak ve güçsüz bir tahminde (ya da tahminlerde) bulunuyorsak, yani aklımıza gelen olasılıkları ifade etmek istiyorsak, "may, might, could' kullanırız. "May", "might" ve "could" aynı anlama sahiptir ve Türkçe'ye ".... olabilir" biçiminde çevrilir.

Why is your brother at home today? He may/might/could be ill

Kardeşin neden evde, Hasta olabilir.

 

Olumsuz

 

  • Eğer bir gerçeği kesin olarak biliyorsak, kip kullanmaya gerek yoktur.  

 

Why don’t he eat anything? He isn't hungry

Neden birşey yemiyor? Aç değil.

 

  • Gerçeği kesin olarak bilmiyorsak ama bazı temellere dayanarak güçlü bir tahminde bulunmak istiyorsak "can't" ya da "couldn't" * kullanırız. Bu yapıları Türkçe'ye ".... olamaz/.... olması imkansız!' biçiminde çevirebiliriz.

Ahmet says he is thirsty No, he can't/couldn't be thirsty. He drink a huge glass water just ten minutes ago.

Ahmet susadığını söylüyor , susamış olamaz çünkü 10 dakika önce koca bir bardak su içti.

 

  • Yine güçlü bir tahmini ("can't' ve "couldn't' a göre daha cılız), aklımıza gelen en mantıklı tahmini ifade etmek için "must not" kullanırız. Bu kullanımıyla "must not" genellikle kısaltılmaz.

 

he must not be hungry.

Herhalde aç değil

he must not like fish.

Balığı sevmiyor olmalı.

She must not study hard enough.

Herhalde yeterince çalışmıyor.

 

 

  • Tahminimiz güçsüz ise, sadece aklımıza gelen olasılıkları ifade ediyorsak "may not" ya da "might not" kullanırız.

 

Why he hasn't even touched his fish. I don't know. He may not/might not like fish.

Neden balığına hiç dokunmadı?Belki balık sevmiyordur.

Phone him first. He may/might not be in his room

Onu önce ara. Odasında olmayabilir.

 

ŞİMDİKİ ZAMAN

 

Tahminde bulunurken kullandığımız kip yardımcı fiillerini, içinde bulunduğumuz anda devam etmekte olduğunu düşündüğümüz eylemleri ifade etmek için de kullanırız.

 

Olumlu

olumsuz

must may/might/could + be doing 

can't/couldn't -must not -may not/might not + be going

 

 

Where is your sister? I'm not sure, but she must be studying in his room. He has an exam tomorrow.

Kızkardeşin nerde? Emin değilim odasında ders çalışıyor olmalı yarın sınavı var.

Where may/might/could he be going?

O nereye gidiyor olabilir?

She may/might/could be going to the cinema, or shemight/may/could be going shopping

Sinemaya veya alışverişe gidiyor olabilir.

Do you hear cry from the baby's room? Yes, I do. She must not be crying

Bebek odasından gelen ağlamayı duyuyormusun? Evet duyuyorum , ağlıyor olmalı.

He may not/might not be studying. There is music coming from his room.

Ders çalışmıyor odasından müzik sesi geliyor.

 

GEÇMİŞ ZAMAN

 

Geçmişe ilişkin tahminlerimizi ifade ederken, aynı kip yardımcı fiillerinin "perfect" biçimlerini kullanırız.

 

Olumlu

olumsuz

must may/might/could + have done

can't/couldn't -must not -may not/might not + have done

 

Well, you must have left it in the classroom

Sınıfta unutmuş olmalısın. Herhalde sınıfta unuttun

I may/might/could have left it in the classroom or I may/might/could have left it on the bus.

Sınıfta unutmuş olabilirim ya da otobüste unutmuş olabilirim.

No, you can't/couldn't have seen her there. She has been out of town for two weeks.

Onu görmüş olamazsın/Onu görmüş olman imkansız. O iki hafta için şehir dışına gitmişti.

I think She must not have studied hard enough

Sanırım yeterince çalışmamış olmalı.

 

 

Geçmişte bir noktada devam etmekte olduğunu düşündüğümüz eylemleri ifade etmek istiyorsak, modal yardımcı fiillerinin "perfect progressive" biçimlerini kullanırız

 

Olumlu

olumsuz

must may/might/could + have been doing

can't/couldn't -must not -may not/might not have been doing

 

 

 

he must have been driving fast at the time of the accident.

Kaza sırasında hızlı sürüyordu herhalde.

He can't/couldn't have been driving very fast at the time of the accident, because I know that he doesn't like speeding.

Hızlı sürüyor olması imkansız onun hangi hızla araba sürdüğünü bilirim

he may/might/could have been reading a book or listening to music.

Belki de kitap okuyor ya da müzik dinliyordu.

While I was preparing to go to bed last night I heard some noises from my son's room. He must not have been sleeping.

Dün gece yatmaya hazırlanırken oğlumun odasından gürültüler duydum.herhalde uyumuyordu.

 

 

GELECEK ZAMAN

 

Geleceğe ilişkin olaylardan sözediyorsak, "will, should/ought to, may/might/could" kullanabiliriz.

 

  • Bir olayın olacağından kesin olarak eminsek, "will" kullanırız.

 

I am sure He will pass his driving test. He is very good at driving.

Eminim, sürüş testini geçecek . Araba sürmekde çok iyi.

 

  • Güçlü bir tahminde bulunuyorsak, "should/ought to" kullanırız.

 

He took plenty of driving lessons, and he drives the car very well. He should/ought to pass the test tomorrow

Yeterince direksiyon dersi aldı.Çok iyi araba sürüyor Yarınki sınavı geçmesi gerekir.

My family will come from İstanbul next week.You should/ought to be very happy

Ailem gelecek hafta istanbul’dan gelecekler.Çok mutlu olman gerekir.

 

  • "Must" geleceğe ilişkin tahminde bulunurken kullanılmaz. Ancak, içinde bulunduğumuz anda gelecekte bir eylemin olacağına ilişkin belirtiler varsa, "must be doing" kullanabiliriz.

 

Ashley must be giving a huge party for her birthday next week. I saw her buying lots of food and drink at the market today.

Ashley gelecek haftaki doğum günü için büyük bir parti verecek olmalı. Onu bugün markette bir sürü içecek ve yiyecek satın alıyorken gördüm.

İts very cold today it must be snowing tonight

Bugün hava çok soğuk gece kar yağacak olmalı.

 

  • Geleceğe yönelik daha güçsüz bir tahminde bulunurken, "may/might/could" kullanırız.

 

He took some driving lessons, and isn't so bad at driving. He may/might/could pass his driving test tomorrow

Biraz sürüş dersleri aldı ve araba sürmekde o kadar kötü değil Yarınki direksiyon sınavını geçebilir