ÖNERİ YAPARKEN KULLANILAN KİPLER

 

Öneri yaparken çeşitli kalıplar kullanabiliriz.

 

a)    LETS+DO+ SOMETHİNG (birşey yapalım)

It's a nice day today. Let's go out and have a walk

Bugün hava çok güzel dışarıya çıkıp yürüyüş yapalım

I have a test tomorrow, but I don't understand some of the grammar patterns. Let's study together.

Yarın sınavım var ama bazı dil bilgisi kalıplarını anlamıyorum . Birlikte çalışalım.

 

  • Let's kalıbının olumsuz biçimi "Let's not" dır.

It's a nice day today. Let's not stay home. Let's go out for a walk.

Hava çok güzel evde oturmayalıym.Yürüyüşe çıkalım.

 

  • "Let's" ve "Let's not", sonuna "shall we?" ya da "okay?" eklenerek soru biçimine dönüştürülebilir.

Let's go to the cinema after class, shall we?

Dersten sonra sinemaya gidelim, olur mu?

Let's buy her a silver ring for her birthday, okay?

Onun doğum günü için gümüş bir yüzük alalım tamam mı?

 

b)    MAY/MIGHT (AS WELL) (ebilmek)

  • "May" ve "might", öneri getirirken, olumlu veya olumsuz, düz cümlede kullanılabilir

 

If you don't have any other plan, we may/might invite some friends over the weekend. What do you think?

Eğer başka planın yoksa hafta sonuna bir kaç arkadaşımı davet edebilirim . Sen ne düşünürsün?

 

  • "May as well/might as well" olumlu cümlede "let's" anlamı verir, ancak getirilen öneri, biraz zorunluluktan kaynaklanan, gönülsüzce yapılan bir öneridir.

 

if you can't afford to go to the cinema this weekend, we may/might as well hire a video and watch it at home

Eğer bu haftasonu sinemaya gitmeye vakit bulamazsan bir video kiralayıp evde izleyebiliriz.

 

  • Olumsuz cümlede "may/might as well", "needn't" anlamı verir.

 

Since you are not close friends with Fatma, we may/might as well not attend her wedding next Sunday.

Fatma ile yakın arkadaş olmadığından biz gelcek hafta düğününe katılamayabiliriz.

 

c)    WHY DONT/DOESNT + SUBJECT....? Neden yapmıyorsun?

 

  • "Why don't...?" yapısı, soru biçiminde olmasına karşın, gerçek bir soru değildir. Öneri getirir.

you dont love him anymore. Why dont you break up?

Onu artık sevmiyorsun neden ayrılmıyorsun?

İ got a terrible toothache. Why dont you go to dentist?

Çok kötü diş ağrım var. Neden dişçiye gitmiyorsun?

 

d)    SHALL WE/I....? yapayım mı- yapalım mı?'

‘’shall’’ ile sadece ''Biz'' ile ''Ben'' öznesiyle  kullanıldığını söylemiştik. "Shall I/we ....?" sorusu Türkçe'ye " ..... yapayım mı/yapalım mı?' biçiminde çevrilir.

 

Shall I help you?

Sana yardım edeyim mi?

Shall we take a rope and a ball with us when we go on the picnic?

Pikniğe giderken yanımıza ip ve top alalım mı?

 

 

e)    Could (ebilmek)

 

  • "Could" da, öneri getirirken kullanabileceğimiz yapılardan biridir.

you could take him to the theatre or cinema,

Onu sinemaya yada tiyatroya götürebilirsin.

How can i improve my english? Well, there are several ways. You could, for example, attend a course, or you could study it from ingilizcehocalari.com by yourself,

İngilizcemi nasıl geliştirebilirim.ee bir çok yolu var. Örneğin . bir kursa katılabilirsin yada ingilizcehocalari.com’dan kendin çalışabilirsin.

- We could meet friends and go to the cinema.

Arkadaşlarla buluşup sinemaya gidebiliriz.

 

  • "Could" un geçmiş zamandaki biçimi "could have done" dır. "Geçmişte bir şeyi yapabilirdin ama yapmadın." anlamını verir.

 

In fact, he could have borrowed some money from his friends, but he didn't want them to know that he didn't have any money.

Aslında arkadaşlarından ödünç para alabilirdi ama arkadaşlarının parası olmadığnı bilmesini istemedi.

Sunday, it was my day off. I could have gone somewhere, but I felt rather lazy, and spent the whole day at home

Pazar benim izin günümdü. Bir yerlere gidebilirdim ama oldukça uyuşuk hissettim ve bütün günü evde geçirdim.

  • "Couldn't have done" ise, "geçmişte bir şeyi isteseydin de yapamazdın" anlamını verir.

Yesterday, I wanted to visit my friend, but then I found out that she wasn't at home that day, so I couldn't have visited her even if I had wanted to.

Dün arkadaşımı ziyaret istedim ama sonra dışarda olduğunu öğrendim İsteseydim de onu ziyaret edemezdim.

Last Monday, I went to istanbul with Ece. I had planned to stay at my elder brother's house for the night, but I couldn't leave Ece, and we spent the night at a hotel together. Later, when I returned to Izmir, I phoned my elder brother and told him about my visit there, and I found out that he wasn't in Istanbul during my stay there, so I couldn't have stayed at him house even if I had wanted to.

Geçen Pazartesi eceyle Istanbul’a gittim.Gece abimin evinde kalmayı planlamıştım.ama Ece’yi bırakamadım bütün geceyi birlikte bir otelde geçirdik. Sonra Izmir’e döndüğümde abimi aradım. Orayı ziyaret ettiğimi söyledim. Ve onun istanbul’da olmadığını öğrendim. Yani isteseydim de onun evinde  kalamazdım.

 

  • "Could have done" ile "was/were able to, could do" arasındaki farka dikkat ediniz

I could have sent her a flower.But I didn't send her a flower

Ona bir çiçek gönderebilirdim ama göndermedim.

When I had money, I could eat good meal

Param varken iyi yemek yiyebiliyordum.

You were able to send them an email

Onlara bir e-posta gönderebilirdin.