İngilizce FEW/A FEW, LITTLE/A LITTLE Konu Anlatımı

 

Few/a few sayılabilir çoğul isimlerle kullanılır ve birkaç, az anlamım verir. Little/a little ise sayılamaz isimlerle biraz, az anlamında kullanılır.

A few olumlu bir anlam taşır. Sözünü ettiğimiz nesnenin sayıca az ama yeterli olduğunu ifade eder. Few ise olumsuz bir anlam taşır. Sözünü ettiğimiz nesnenin sayıca çok az olduğunu, yeterli olmadığını ifade eder. Only a few ve very few, few ile aynı anlamdadır

I have a few close friends in Istanbul, and we have a very good time together. (birkaç tane ama yeterli)

İstanbulda çok az yakın arkadaşım var. Beraber iyi vakit geçiriyoruz.

l have .few friends in Istanbul, so I feel lonely from time to time. (very few/only a few friends - çok az arkadaş, yeterli değil)

İstanbulda çok az yakın arkadaşım var. Bu yüzden zaman zaman yalnız hissediyorum.

A few ile few arasındaki fark a little ve little için de geçerlidir.

We have a little milk. Let's make a pudding, (biraz süt, amacımız için yeterli)

Biraz sütümüz var. Puding yapalım.

We have little milk. We can't make a pudding. (very little/only a little milk - çok az süt, amacımız için yeterli değil)

Çok az sütümüz var. Puding yapamayız.

Bu sözcükleri, ismin önünde the, my, his, this, these, etc. gibi bir sözcük kullanarak "of lu bir tamlamada kullanabiliriz.

Few people are aware of the dangers of pollution, (general)

Few of the people living in big cities try to do anything about pollution, (specific)

Çevre kirliliğinin farkında olan çok az insan var.

Büyük şehirlerde yaşayan insanların pek azı kirlilik konusunda herhangi bir şey yapmaya çalışıyor,

Only a little of the vocabulary in this text is above your level, (specific)

You will have to learn only a little vocabulary for this test, (general)

Bu metindeki sözcük dağarcığının sadece bir kısmı seviyenizin üstündedir,

Bu test için yalnızca çok az kelime öğrenmeniz gerekecek,

Few/a few of ile us, them, you, these, those; little/a little of ile it, that, this kullanabiliriz.

Few of us can be frank in certain situations.

Çok azımız bazı durumlarda samimiyetsiz olabilir.

Very few of them were able to pass the exam.

Onların çok azı sınavı geçmeyi başardı.

I can give you only a little of this,

Sana sadece bunun çok azını verebilirim.

Too/so little ve too/so few, sahip olunan nesnenin çok az olduğunu ifade eder

After the war, people had too little money/so little money,

Savaştan sonra insanların çok az parası vardı.

You can't prepare your term paper.

Dönem ödevinizi hazırlayamazsınız.

There are too few materials/so few materials,

Çok az materyal var.