İngilizce MOST, SEVERAL, PLENTY OF, ENOUGH Konu Anlatımı

Most, plenty of ve enough, hem sayılabilir çoğul hem de sayılamaz isimlerle kullanılır.

Most, pek çok, çoğu anlamındadır. "Of lu tamlamada kullanıldığı zaman ismin önünde the, my, his, these, that, this, it, etc. gibi bir sözcük kullanmak gerekir.

Most people are dissatisfied with the life they are leading, (general)

Most of the people in Istanbul are those who migrated from Anatolia, [specific]

Çoğu insan, sürdürdüğü hayattan memnun değildir.

İstanbul'da insanların çoğu, Anadolu'dan göç edenlerdir.

Most of the information in that book is inaccurate.

Most of the food we bought last week has gone bad.

Kitaptaki bilgilerin çoğu hatalıdır.

Geçen hafta aldığımız yiyeceklerin çoğu çürüdü.

Much ve many'nin superlative biçimi most ile (en çok) miktar sıfatı most arasındaki kullanım farkına dikkat ediniz. Superlative most başına daima the alır ve isim ile most arasında of kullanılmaz

Out of all the students in the class, Sally has the most books,s

Sınıftaki tüm öğrencileriden Sally'nin en çok kitabı var.

Of the three brothers, George has the most money,

Üç kardeşten George'nin en çok parası var.

Plenty'den sonra isim geliyorsa arada of kullanılır. Plenty of yeterinden fazla, bol bol anlamını verir.

Let's drink some coffee before the film starts. We have plenty of time.

Film başlamadan önce biraz kahve içelim.

Bolca vaktimiz var.

There were plenty of vegetables at home, so I didn't buy any when I went shopping.

Evde bolca sebze vardı, bu yüzden alışverişe gittiğimde almadım.

Enough'dan sonra normalde of kullanılmaz. Ancak specific bir isim kullanılmışsa enough ile ismin arasına of gelir

We have enough money to eat out today.

Bugün dışarda yiyecek kadar paramız var.

Take just enough of this milk as necessary, because I'll need the rest for the cake.

Bu sütten yeterli miktarda alın , çünkü geri kalanını kek için istiyorum.

Several, birkaç, bazı anlamını verir ve sadece sayılabilir çoğul isimlerle kullanılır. Eğer specific bir isim kullanılırsa, several'dan sonra of gelir.

There were several houses in the valley.

Vadide birkaç ev vardı.

He failed for several reasons.

Bazı nedenlerden dolayı/birkaç nedenden dolayı başaramadı.

He borrowed several of my books.

Benim kitaplarımdan birkaçını/bazılarını ödünç aldı.

Several of the houses in the slum area were pulled down the other day.

Gecekondu bölgedeki birkaç ev geçen gün yıkıldı.