ŞIMDIKI ZAMAN- THE PRESENT CONTINUOUS TENSE

Bu tense ile hem suan da yapmakda olduğumuz şeyleri anlatabiliriz hemde gelecekte yapmayı planladığımız eylemleri anlatmak için de kullanabiliriz. Konuşmanın olduğu sırada bir eylem yapmasak da o Zamanlar da yaptığımız şeyleri anlatabiliriz. Ayrıca bir eylem yapmıyor olsak bile değişmekde olan durumları,olayları bu tense ile anlatabiliriz. Bunun dışında sürekli tekrarlanan eylemleri de anlatabiliriz.Türkçe’deki karşılığı olarak cümlelerimize ‘iyor’ ya da ’’yor’’ anlamı getiriyor örneğin (geliyorum ,gidiyorum , ders alıyorum , havalar soğuyor, vb ) Detaylı olarak aşağıda inceliyor olacağız öncelikle cümle kuruluş şekillerine bakalım... Bu tensteki küçük bir detay değişmez ''ing'' mutlaka fiilden sonra gelir.

Bir alttaki metinler ELS yayınlarından kaynak kullanılarak hazırlanmıştır

A)     OLUMLU CÜMLE KURULUŞU=AFFIRMATIVE SENTENCES

I

Am

Verb

ing

Object

Time

You

Are

Verb

ing

Object

Time

We

Are

Verb

ing

Object

Time

They

Are

Verb

ing

Object

Time

He

Is

Verb

ing

Object

Time

She

Is

Verb

ing

Object

Time

It

Is

Verb

ing

Object

Time

 

 

ÖRNEKLER

I am listening music right now  

Şu anda müzik dinliyorum

We are going to shopping now   

Şuan alişverişe gidiyoruz

Students are studying  English still 

Öğrenciler hala ders çalışıyorlar

Everything is getting worse   

Herşey daha kötüye gidiyor

I'm meeting with Alice next Saturday.   

Alice ile gelecek cumartesi görüşüyorum

 

B)     OLUMSUZ CÜMLE KURULUŞU = NEGATİVE SENTENCES

I

Am not

Verbv1

ing

Object

Time

You

Are not

Verbv1

ing

Object

Time

We

Are not

Verbv1

ing

Object

Time

They

Are not

Verbv1

ing

Object

Time

He

Is not

Verbv1

ing

Object

Time

She

Is not

Verbv1

ing

Object

Time

It

Is not

Verbv1

ing

Object

Time

 

SHORT FORM

I

‘m not

Verbv1

ing

Object

Time

You

Aren’t

Verbv1

ing

Object

Time

We

Aren’t

Verbv1

ing

Object

Time

They

Aren’t

Verbv1

ing

Object

Time

He

Isn’t

Verbv1

ing

Object

Time

She

Isn’t

Verbv1

ing

Object

Time

It

Isn’t

Verbv1

ing

Object

Time

  


ÖRNEKLER
 

I am not doing homework now  

Şuan ödev yapmıyorum

You are not working hard.

Çok çalışmıyorsun

Beyonce isn’t eating  dinner  

Beyonce akşam yemeğini yemiyor

He isn’t telling me true

O bana doğruyu söylemiyor

High petrol prices aren’t just affecting Turkey

Yüksek petrol fiyatları sadece Türkiye’yi etkilemiyor .

C)     SORU CÜMLESİ KURULUŞ ŞEKLİ = INTERROGATIVE SENTENCES

AFFIRMATIVE INTERROGATIVE SENTENCES

Am

I

Verb

ing

Object

Time

Are

You

Verb

ing

Object

Time

Are

We

Verb

ing

Object

Time

Are

They

Verb

ing

Object

Time

Is

He

Verb

ing

Object

Time

Is

She

Verb

ing

Object

Time

Is

It

Verb

ing

Object

Time

NEGATIVE INTERROGATIVE SENTENCES :OLUMSUZ

Am

I

Not

Verb

ing

Object

Time

Are

You

Not

Verb

ing

Object

Time

Are

We

Not

Verb

ing

Object

Time

Are

They

Not

Verb

ing

Object

Time

Is

He

Not

Verb

ing

Object

Time

Is

She

Not

Verb

ing

Object

Time

Is

It

Not

Verb

ing

Object

Time

 

 SHORT NEGATIVE INTERROGATIVE          

Aren’t

You

Verb

ing

Object

Time

Aren’t

We

Verb

ing

Object

Time

Aren’t

They

Verb

ing

Object

Time

Isn’t

He

Verb

ing

Object

Time

Isn’t

She

Verb

ing

Object

Time

Isn’t

It

Verb

ing

Object

Time

 

ÖRNEKLER

Aren't I trying to help you?  

Sana yardım etmeye çalışmıyor muyum?

Isn't Sibel studying English?

Sibel İngilizce çalışmıyor mu?

Are they not having breakfast?

Onlar kahvaltı yapmıyorlar mı?

Aren’t you coming to party?

Partiye gelmiyor musun?

Aren’t we listening to music?

Müzik dinlemiyor muyuz?

a)     Bu tense ile temel olarak içinde bulunduğumuz anda yapmakta olduğumuz eylemleri anlatırız. Zamanı pekiştirmek için ise now, right now, at themoment,at present, still gibi Zaman zarflan kullanırız.

My mother is in the kitchen now. She is cooking dinner

Annem şuan mutfakda . Akşam yemeğini pişiriyor

Where is your sister?

I think she is writing a letter in her room.

Kız kardeşin nere de

Sanırım Odasinda bir mektup yaziyor

Listen! They are talking about us. Can you hear what they are saying?

Dinle! Onlar hakkimizda konuşuyorlar . Ne konuştuklarını duyabiliyor musun?)

 

b)    Konuşmanın geçtiği sırada eylemi yapıyor olmasak bile, o sıralarda yapmakta olduğumuz işleri de bu tense ile anlatırız ve nowadays, these days, this term, this year,this month, this semester, at the moment ("şu sıralar" anlamında) gibi Zaman zarfları kullanırız.

  • How many lessons are you taking this year?
  • I'm taking five lessons.
  • Bu yıl kaç ders  alıyorsun?
  • Beş ders alıyorum

 I haven't seen Ahmet recently. Have you?   

No, but I talked to him on the phone last Friday.He is very busy these days. He is redecorating his house by himself

  • Ahmet’i son Zamanlarda görmedim. Sen Gördünmü?
  • (Hayır ama gecen Cuma telefonda konuştum.Bugünlerde çok meşgul.Evini kendisi yeniden dekor ediyor

c)     Değişmekte olan durumları, olayları bu tense ile anlatırız.

"Everything is expensive. (Her şey pahalı.)" cümlesi, fiyatların o anki durumunu anlatır. Fakat,"Everything is getting more and more expensive. (Her şey gittikçe pahalılaşıyor.)" ifadesi,fiyatların sürekli değiştiğini, yükseldiğini gösterir.

It is getting colder.

Hava gittikçe soğuyor.

The economic situation in Europe is getting worse.

Avrupa'nın ekonomik durumu gittikçe kötüleşiyor

d)    Bu tense'i, "always" ve aynı anlamı veren benzer zarflarla (perpetually, repeatedly, continually, forever, constantly) kullanarak, tekrarlanan eylemleri vurgulayabilir, ya da yakınma ve hoşnutsuzluk ifade edebiliriz.

I'm always hearing strange things about him

Onun hakkında hep garip şeyler duyuyorum

You're always making mistakes. Be more careful.

Her Zaman hatalar yapıyorsun . Daha dikkatli ol

You're constantly smoking at the dinner table. Can't you go somewhere else?

Sürekli yemek masasında sigara içiyorsun . Başka bir yere gidemezmisin?

e)    Bu tense'i, tomorrow, next week, next year, next summer gibi gelecek Zaman zarflarıyla, gelecekte yapmayı planladığımız eylemleri anlatmak için de kullanırız.

I'm meeting with Anna next Saturday

Gelecek Cuma Anna’yla görüşüyorum

Theyare giving a party next month

Gelecek ay parti veriyorlar

She is leaving Istanbul in two days

İki gün sonra İstanbul’dan ayrılıyor.

 

Örneklerde görüldüğü gibi, cümle yapı olarak şimdiki Zamana, anlam olarak ise gelecek Zamana aittir. Aynı kullanım Türkçe'de de vardır ve bu cümleleri Türkçe'ye, gelecek Zaman ya da şimdiki Zaman yapısında çevirmemiz mümkündür. Son örneği şu şekilde çevirebiliriz:

a)      İki gün sonra İstanbul'dan ayrılıyor. (İki gün sonra İstanbul'dan ayrılacak.)

Cümle kurmak için Verb to be konusunda gördüğünüz am/is/are takıları eklemiş oluyoruz ve fiilin sonuna da ing takısı ekliyoruz Bu ing takısı her Zaman ing olarak eklenmeyebilir kelimenin son harflerine göre değişebiliyor Düzensiz fiiller 1. Halleriyle kullanılıyor. Düzenli fiiller yalın halleriyle .

Sonu -e ile biten fiillere -ing takısı eklenirken -e düşer.*

admire

admiring

write 

writing

hope

hoping

hide

hiding

shave

shaving

amaze

amazing

dine 

diniing

ride

riding

Sonu -y ile biten fiiller y ile biten fiillere -Ing takısı eklenirken yazımda değişiklik olmaz.

reply

replying

study

studying

try

trying

play

playing

buy

buying

enjoy 

enjoying

Sonu -ie ile biten fiiller -ie -y' ye dönüşür ve - Ing eklenir.

lie

lying

die 

dying

tie

tying 

Sonu bir sesli harf +bir sessiz harfle biten fiiller Bu gruba giren tek heceli fiillerde, sondaki sessiz harf çift yazılır. TEK HECELİ FİİLLER

stop

stopping

beg begging
sit sitting
run running
rub rubbing
set setting

 Vurgu 1. hecedeyse, sondaki sessiz harf tek yazılır; 2. hecedeyse çift yazılır İKİ HECELİ FİİLLER

listen

listening

happen happening
prefer preferring
begin beginning
refer referring
control controlling
open opening
ripen ripening

İki sessizle biten fiillere ing eklenirken yazımda değişiklik olmaz.

stand standing
hold holding
spend spending
start starting
find finding
bend bending

Sonu -ee biçiminde biten fiiller Ing takısı alırken -e düşmez

see seeing
agree agreeing
free freeing

Bazı fiilleri de Present Continuous Tense ile her Zaman kullanamayabiliriz Bunun sebebi ingilizce de bir fiilin birden fazla anlam  taşımasından dolayı

1-Düşünmeye İlişkin Fiiller: 

Think, Realize, Feel, Forget, Mean, Understand, Believe, İmagine, Notice, Know, Doubt, Remember,
Want, Need, Prefer.

 

 

2-Hislerimizi belirten Fiiller:

Love, Hate, Like, Dislike, Appreciate, Detest, Loathe, Fear, Envy, Mind, Care, Wish, Forgive, Desire.

 

3-Aidiyet bildiren Fiiller:

: Possess, Have, Own, Belong.

 

4-Duyularımızla ilgili Fiiller

 See, Hear, Taste, Feel, Smell

 

5-Diğer durum bildiren Fiiller:

Look, Seem, Owe, Be, Exist, Appear, Weigh, Cost, Advise, Promise of, Refuse, Include, Contain, Sound, Consist.

a)     Şimdiki Zamanda kullanılmayan fiiller (non-progressive Verbs) Bu metin kaynak olarak kullanılmıştır

Şimdiki Zaman, duyu fiilleriyle (taste, hear, see, smell), iyelik belirten fiillerle (have, own, possess), zihinle ilgili fiillerle (believe, know, understand, think, recognize, remember, mean) ve diğer bazı fiillerle (want, need, prefer, love, like, hate, dislike, seem, appear, look) kullanılmaz. Türkçe’ye çevrildiklerinde her ne kadar şimdiki Zaman gibi gözükseler de, bu gibi fiiller İngilizce’de geniş Zamanda kullanılırlar:

I hear what you are saying.

Ne dediğini duyuyorum. (= I am hearing … denmez)

You don’t like my attitude.

Tutumumu beğenmiyorsun. (= You aren’t liking … denmez)

We own this house.

Bu ev bizim/bize ait. (= We are owning … denmez)

I never remember her birthday.

Onun doğumgününü hiç hatırlamam. (= I’m never remembering … denmez)

Your mother wants you on the phone.

Annen seni telefona istiyor. (= Your mother is wanting … denmez)

b)     Ancak bu fiillerden bazıları, cümlenin anlamına göre şimdiki Zamanda kullanılabilirler: ‘’see’’ ‘Buluşmak, görüşmek, sevgili olarak çıkmak’ anlamlarında şimdiki Zamanda kullanılabilir:

I’m seeing the doctor at 5 o’clock.

Saat 5’te doktorla randevum var./Doktora görüneceğim.

Are you seeing Jane tomorrow?

Yarın Jane ile mi buluşuyorsun?

Do you know whether Jack is seeing anyone at the moment?

Jack’in bu aralar kimseyle çıkıp çıkmadığını biliyor musun?

I see what you mean

Ne demek istediğinizi anlıyorum. (= I am seein denmez

c)     ‘’feel’’ ‘Hissetmek’ anlamında her iki türlü de kullanılabilir’’

I feel quite cheerful today./I’m feeling quite cheerful today.

Bugün keyfim oldukça yerinde

 d)      ‘Bir fikri olmak, … düşüncesinde olmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

 

I feel that more should be done to help old people.

Bence/Bana kalırsa yaşlılara yardım etmek için daha çok şey yapılmalı.


Yaşlılara yardım etmek için daha çok şey yapılması gerektiğini düşünüyorum.
 

e)     ‘’think’’ Dalgın dalgın oturan bir arkadaşınıza o anda ne düşündüğünü, yani aklından neler geçtiğini soracaksanız şimdiki Zamanda kullanırsınız

What are you thinking about?

Ne düşünüyorsun?

f)      Ancak bir konudaki fikrini soracaksanız ya da kendi fikrinizi söyleyecekseniz şimdiki Zamanda kullanılmaz:

What do you think of my new car?

Yeni arabam hakkında ne düşünüyorsun? (= What are you thinking of … denmez)

I think it will rain.

Bence yağmur yağacak. (= I am thinking … denmez)

g)     Look Bakmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılır:

He was looking at the mess in the room.

Odadaki dağınıklığa bakıyordu.

h)      ‘Benzemek’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

The new film looks good.

Yeni film iyiye benziyor.

She looks like her mother.

Annesine benziyor.

It looks as if it is going to rain.

Yağmur yağacağa benziyor.

i)      ‘Gözükmek, görünmek’ anlamlarında her iki türlü de kullanılabilir:

You look unhappy./You are looking unhappy.

Mutsuz görünüyorsun.

j)     Measure ‘Ölçmek’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılır:

My father is measuring the height of the cupboard.

Babam dolabın yüksekliğini ölçüyor.

k)     ‘Belli bir ölçüde olmak’ ya da ‘ölçüsü, boyu, büyüklüğü … olmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

The room measures approximately 10m by 12m.

Odanın ebadı yaklaşık 10 metreye 12 metre.

 l)      Weigh ‘Tartmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılır:

They are weighing his package at the post office.

Paketini postanede tartıyorlar.

m)   ‘Belli bir ağırlıkta olmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

How much do you weigh?

Kaç kilosun?

The baby weighs about four kilos.

Bebek yaklaşık dört kilo.

n)     Smell ‘Kokmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

Does the meat smell bad?

Et kötü mü kokuyor?

  • o)      ‘Koklamak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılır:

Why are you smelling the fish? Is it bad?

Balığı niye kokluyorsun? Kokmuş mu?

 p)     Taste ‘Tadına bakmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılır:

I’m just tasting the soup to see if it is OK.

Güzel olmuş mu diye çorbanın tadına bakıyorum.

q)      ‘Tadı … olmak’ anlamında şimdiki Zamanda kullanılmaz:

The soup tastes wonderful

Çorbanın tadı harika.

r)     Normal koşullarda şimdiki Zamanda kullanılmayan fiiller, bazı yapılarda mecburen –ing alırlar. Örneğinknow fiili şimdiki Zamanda kullanılmamasına rağmen without sözcüğünden sonra mecburen –ing alır:

I never go to a country without knowing something of the language.

Dilini bilmeden bir ülkeye asla gitmem.

 

Kaynak : ekremuzbay.com